Hamam kitabesi, hamamın kapısına ya da kemerine konan, yapım tarihini ve bazen yaptıranı ya da mimarı bildiren yazılı taştır. TDK kitabeyi yazıta yönlendirir ve yazıtı “bir kimse veya bir olayın anısını yaşatmak için bir şey üzerine kazılan yazı” diye tanımlar. Ancak TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kitabeli hamamların sayısı çok değildir; hamamların çoğunun tarihi vakfiyelerden ya da başka kaynaklardan öğrenilir. Aşağıda bilinen en önemli hamam kitabelerini, onların ne anlattığını ve hicri tarihlerin nasıl okunduğunu anlatıyoruz.
Kapı ve kitabe
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre hamamların esas kapıları bazen bir cami girişi gibi zengin mukarnaslı bir kavsarayla süslenir ve kemerin üstüne nadir durumlarda bir kitabe konur. Ansiklopedi, bazı hamamlarda giriş kemerinin üstünü süslemek için daha eski dönemlerden işlenmiş bir devşirme levha yerleştirildiğini de yazar; Konya’daki Meram Hamamı ile İstanbul’daki Kapıağası Hüseyin Ağa Hamamı buna örnektir.
Kitabenin konduğu kapı da çoğu zaman özenle yapılmıştır. Ansiklopediye göre Osmanlı hamamlarında bazen dış mimarinin gösterişli olmasına dikkat edilmiş; Mahmud Paşa ve Beyazıt hamamları taş cepheleriyle, Ayasofya’daki Haseki Sultan Hamamı taş ve tuğla örgüsüyle öne çıkar. Edirne’deki Sokullu Mehmed Paşa Hamamı’nın gösterişli kapısı ayrıca girişi koruyan sütunlu bir revakla çevrilidir. Bu hamam bugün çalışır: veri setimizde Sokullu Mehmet Paşa Hamamı 1568 tarihli bir Mimar Sinan eseri olarak kayıtlıdır.
Kitabe, hamamın kimliğidir. Hangi yıl yapıldığını, kimin için yapıldığını ve bazen kimin yaptığını bildirir. TDK yazıtın ikinci anlamını da “çevresi kabartma silmeli, üzerinde yazı olan taş” diye verir; hamam kapısındaki kitabe çoğunlukla böyle bir taştır. Terimin sözlük tanımı için sözlükteki kitabe maddesine bakabilirsiniz.
Mudurnu: bilinen en eski tarihli kitabe
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kitabeli hamamların bilinen en eski tarihlisi Yıldırım Bayezid’in Mudurnu’daki çifte hamamıdır. Kitabesinden 784 (1382) yılında yapıldığı anlaşılan hamamın kapı kemerindeki kilit taşında, mimarının adı Ömer b. İbrâhim olarak kaydedilmiştir.
Bu hamam bugün hâlâ çalışır. Veri setimizde Yıldırım Beyazıt Hamamı, 1382 tarihli, mimarı Ömer bin İbrahim olan bir çifte hamam olarak kayıtlıdır. Aynı ustanın Bolu’daki eseri Orta Hamam da veri setimizde 1388 tarihli ve mimarı Ömer bin İbrahim olarak yer alır. TDV, Orta Hamam’ın da Ömer b. İbrâhim tarafından yapıldığını, ancak çok değişik bir plana sahip olduğunu yazar.
Mahmud Paşa: İstanbul’un en eski kitabeli hamamı
İstanbul’da tarih veren kitabelerin en eskisi Mahmud Paşa Hamamı’ndadır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre İstanbul’da kitabeli en eski hamam, 871 (1466-67) yılında yapılan Mahmud Paşa Hamamı’dır. Ansiklopedi, 15. yüzyıla ait bu hamamın erkekler kısmının bir cami cephesinde olduğu gibi mukarnaslı kavsaralı bir girişe sahip olduğunu ve taş cepheleriyle dikkat çektiğini de yazar.
Veri setimizde Mahmutpaşa Hamamı 1466 tarihli olarak ve restorasyonda görünür; hamam olarak çalıştığını söyleyemiyoruz. Yine de kapısı ve kitabesi, 15. yüzyıl İstanbul hamam mimarisinin önemli bir belgesidir.
Cağaloğlu: son büyük çarşı hamamı
Kitabeler bir dönemin sonunu da belgeler. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre İstanbul’un büyük çarşı hamamlarının sonuncusu olan Cağaloğlu Hamamı, kitabesinde belirtildiği gibi 1154 (1741) yılında inşa edilmiştir. Ansiklopedi, bu hamamın I. Mahmud’un Ayasofya’ya yaptığı ek binalara vakıf olarak yaptırıldığını ve iç sütunlarının başlıklarının barok üslupta işlendiğini de belirtir.
Bu tarih başka bir belgeyle de anlam kazanır. Ansiklopediye göre 1768’de III. Mustafa’nın gönderdiği bir fermanla İstanbul’da yeni çarşı hamamı yapımının önüne geçilmesi istenmiştir. Ansiklopediye göre İstanbul içinde yapılan son hamamlar, ikisi de 18. yüzyıl yapısı olan Cağaloğlu Hamamı ile Süleymaniye semtindeki Ayşekadın Hamamı’dır. Veri setimizde Cağaloğlu Hamamı 1741 tarihli, Sultan I. Mahmud döneminde yapılmış bir çifte hamam olarak kayıtlıdır; gelin hamamı ve masaj hizmeti yazılıdır.
Hızır Bey: kitabe her zaman yapım tarihi değildir
Kitabe her zaman yapının ilk tarihini vermez. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kırklareli’ndeki Hızır Bey Hamamı’nın kitabesi 1014 (1605-1606) tarihlidir, ancak yapının aslının daha eski olduğu söylenir. Ansiklopedi, bu hamamın bir kubbesinde değişik tipte bir aydınlık feneri bulunduğunu da yazar.
Veri setimizde Hızırbey Hamamı, Köse Mihalzade Hızırbey’in yaptırdığı 1383 tarihli bir çifte hamam olarak kayıtlıdır. Yani kitabe ile veri setimizdeki yapım tarihi arasında iki yüzyılı aşan bir fark vardır. Kaynaklar arasındaki bu fark, kapıdaki tarihin her zaman ilk yapım tarihi olmayabileceğini gösterir; tarihî yapılarda kitabe tarihini okurken bunu akılda tutmak gerekir.
Bir kitabede neler bulunur?
TDV İslâm Ansiklopedisi’nin verdiği örnekler, hamam kitabelerinin üç tür bilgi taşıdığını gösterir. Birincisi tarihtir: Mudurnu, Mahmud Paşa ve Cağaloğlu kitabeleri yapının yılını verir. İkincisi yaptıran ya da vakıftır: Selanik’teki Bey Hamamı’nın kitabesi yapının II. Murad’ın vakfı olarak tamamlandığını, Tımışvar’daki kitabe ise Sultan İbrâhim’in adını bildirir. Üçüncüsü, çok daha ender olarak, mimardır: Mudurnu’daki kilit taşında Ömer b. İbrâhim’in adı yazılıdır.
Kitabe kapı kemerinin üstünde ya da, Mudurnu’da olduğu gibi, kilit taşında yer alabilir. Bir hamamın önünde durduğunuzda kapı kemerine, kilit taşına ve girişin iki yanına bakmak, yazılı bir taşı bulmanın en kolay yoludur. Kitabe yoksa hamamın sayfasındaki künye bilgileri ve kaynaklar tarihi öğrenmenin en güvenilir yoludur.
Hicri tarih nasıl okunur?
Hamam kitabelerindeki tarihler çoğunlukla hicri takvime göredir. TDV İslâm Ansiklopedisi de tarihleri çoğu zaman “784 (1382)” biçiminde verir: ilk sayı hicri yılı, parantez içindeki sayı ise miladi karşılığını gösterir. Hicri takvim Ay’ın hareketine dayanır; bu yüzden hicri yıllar miladi yıllarla tam örtüşmez ve bir hicri yıl iki miladi yıla yayılabilir. Ansiklopedinin “871 (1466-67)” ya da “1014 (1605-1606)” gibi yazımları bundandır.
Ansiklopedide ay adıyla verilen tarihler de vardır. Birkaç örnek:
| Hicri tarih | Miladi karşılığı (TDV’ye göre) | Yapı ya da belge |
|---|---|---|
| 784 | 1382 | Mudurnu, Yıldırım Bayezid Hamamı kitabesi |
| 871 | 1466-67 | İstanbul, Mahmud Paşa Hamamı |
| 840 Cemâziyelevvel | Kasım 1436 | Selanik, Bey Hamamı kitabesi |
| 863 Ramazan | Temmuz 1459 | Bursa, Başçı İbrâhim Hamamı vakfiyesi |
| 1014 | 1605-1606 | Kırklareli, Hızır Bey Hamamı kitabesi |
| 1154 | 1741 | İstanbul, Cağaloğlu Hamamı kitabesi |
Bir kitabeyi kendiniz okumaya çalışıyorsanız, hicri tarihin miladi karşılığını bir çevirme cetveliyle ya da güvenilir bir kaynakla kontrol etmek en doğrusudur.
Kitabe olmayınca: vakfiye
Kitabesi olmayan hamamların tarihi çoğu zaman vakfiyeden öğrenilir. TDK vakfiyeyi vakıfnameye yönlendirir ve vakıfnameyi “bir vakfın şartlarını bildiren belge; vakfiye” diye tanımlar. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kastamonu’daki Cemâleddin Frenkşah Hamamı, vakfiyesine göre 661 (1263) yılında caminin vakfı olarak yaptırılmıştır; vakfiyede çifte hamam olarak kayıtlıyken bugüne tek hamam olarak gelmiştir.
Bazen vakfiye de taşa yazılır. Ansiklopediye göre Beyşehir’deki Eşrefoğlu Hamamı’ndan camideki taşa işlenmiş vakfiyede “hamâm-ı kebîr” diye söz edilir; bu yüzden yapının çifte hamam olarak tasarlandığı sanılır. Kayseri’deki Kölük Hamamı’nın tarihi ise yakındaki camideki en eski kitabeden, 608 (1211-12) tarihli bir onarım kaydından tahmin edilir. Vakıf düzenini vakıf hamamları rehberinde ayrıca anlattık.
Sınırların ötesindeki kitabeler
Osmanlı hamam kitabeleri bugünkü Türkiye’nin dışında da vardır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Selanik’teki Bey Hamamı’nın erkekler kısmının girişindeki Arapça kitabe, bu eserin II. Murad’ın vakfı olarak 840 Cemâziyelevvelinde (Kasım 1436) tamamlandığını bildirir. Romanya’da, bir zamanlar Tımışvar beylerbeyiliği merkezinde bir evin duvarına yapıştırılmış kitabenin ise yıktırılmış bir hamama ait olduğu söylenir; üzerinde Sultan İbrâhim’in adı ve 1053 (1643) tarihi vardır.
Arnavutluk’ta İşkodra’daki Ulemâ Bey Hamamı artık mevcut değildir; ancak ansiklopediye göre oldukça önemli bir metni olan 946 (1539-40) tarihli kitabesi oradaki müzede korunur. Yapı yıkılsa bile kitabe, hamamın varlığının kanıtı olarak kalabilir.
Taştan şiire: hamam için tarih düşürmek
Hamam tarihleri yalnız taşa değil, şiire de yazılırdı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre hamamla ilgili şiirlere, bu yapıların inşasına tarih düşürmek için yazılan manzumeleri de eklemek gerekir. Nedîm’in, Sadrazam İbrâhim Paşa’nın Nevşehir’deki hamamı için yazdığı şiir bunun bir örneğidir.
Ansiklopedi ayrıca hamam içinde de yazılar bulunduğunu anlatır. Örneğin TDV’nin “Çemberlitaş’taki Haseki Hamamı” diye andığı yapıda halvet hücrelerinin kapı kemerlerine hamamla ilgili kasideler işlenmiştir. Evliya Çelebi’nin Bitlis’te gördüğü bir saray hamamında ise camekânın kubbesinin çevresine çini üzerine Fuzûlî’nin hamam kasidesi yazılmıştı.
Kitabeyi yerinde görmek
Kitabeleri görmek için en iyi yer, hâlâ çalışan tarihî hamamların kapılarıdır. Mudurnu’daki Yıldırım Beyazıt Hamamı ile İstanbul’daki Cağaloğlu Hamamı, tarihleri kitabelerinden bilinen iki çalışan örnektir. Bergama’daki Küplü Hamam ise veri setimizde 1427 tarihli olarak kayıtlıdır; TDV bu hamamın Hibetullah Çelebi vakfı olarak 1431-32 tarihine doğru yapıldığını yazar. Bu küçük fark, farklı kaynakların farklı tarihler verebileceğini hatırlatır.
Kitabe fotoğraflarken hamamın giriş saatlerine dikkat edin ve içeriden fotoğraf çekmeden önce görevliye sorun. Kapı mimarisi ve kitabelerle ilgili daha fazla bilgi için erken Osmanlı hamamları rehberine geçebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Kitabesi olan en eski hamam hangisi?
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kitabeli hamamların bilinen en eski tarihlisi Yıldırım Bayezid’in Mudurnu’daki çifte hamamıdır; kitabesine göre 784 (1382) yılında yapılmıştır.
İstanbul’da kitabeli en eski hamam hangisi?
Ansiklopediye göre İstanbul’da kitabeli en eski hamam 871 (1466-67) yılında yapılan Mahmud Paşa Hamamı’dır. Veri setimizde bu yapı restorasyonda görünür.
Kitabelerdeki “784 (1382)” gibi tarihler ne anlama gelir?
İlk sayı hicri, parantez içindeki miladi yıldır. Hicri yıl miladi yılla tam örtüşmediği için bazen parantez içinde iki yıl yazılır, örneğin 871 (1466-67).
Her hamamın kitabesi var mıdır?
Hayır. TDV İslâm Ansiklopedisi, kapı kemerinin üstüne nadiren kitabe konduğunu ve kitabeli hamamların sayıca çok olmadığını yazar. Birçok hamamın tarihi vakfiyelerden öğrenilir.



