İçeriğe geç
Hamam VaktiTarihî hamamlar · saatler · künye

Mimari

Vakıf hamamları: hayrın gelir kaynağı

Hamamlar neden vakfedildi; akar, vakfiye ve külliye, Rüstem Paşa’nın 32 hamamı, gelir getirmeyince yıkılan hamamlar ve vakıf hamamlarının bugünü.

Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Hamam Vakti Editörlüğü

Haseki Hürrem Sultan Hamamı’nda kubbe eteği, kalem işi bordür ve renkli camlı kemerli pencereler
Haseki Hürrem Sultan Hamamı’nın kubbe eteğiFotoğraf: Gryffindor · Kamu malı

Vakıf hamamı, gelirleri bir cami, medrese ya da başka bir hayır kurumunun giderlerine ayrılmış hamamdır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Osmanlı tarihi boyunca çok sayıda hamam yapılmasının iki sebebi vardır: hamamların yüksek gelir sağladığı için hayır eserlerine gelir kaynağı olarak vakfedilmesi ve ait oldukları yapı topluluğunun merkezindeki caminin cemaatine hizmet etmeleri. Aşağıda vakıf düzenini, bu düzenin ürettiği hamamları ve gelir azalınca başlarına geleni anlatıyoruz.

Vakıf, akar ve vakfiye

Önce üç kavram. TDK vakfı “bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk, para” diye tanımlar. Akarı ise “kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk; akaret” olarak açıklar. Vakıfnameyi de “bir vakfın şartlarını bildiren belge; vakfiye” diye tanımlar.

Vakıf hamamı bu üç kavramın buluştuğu yerdir. Hamam, vakfın akarıdır: kiraya verilir ya da işletilir, geliri vakfın hizmetine harcanır. Vakfiye ise hamamın hangi hayır kurumuna bağlı olduğunu ve gelirinin nasıl kullanılacağını belirler. Terimlerin kısa tanımları için sözlükteki vakıf hamamı maddesine bakabilirsiniz.

Mihrimah Sultan Hamamı’nın kubbeleri ve külhan bacaları, Edirnekapı
Mihrimah Sultan Hamamı’nın kubbeleri ve bacalarıFotoğraf: R Prazeres · CC BY-SA 4.0

Külliye ve hamam

Birçok hamam tek başına değil, bir yapı topluluğunun parçası olarak doğmuştur. TDK külliyeyi “bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane vb. yapıların bütünü” diye tanımlar. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Fâtih, Süleymaniye, Beyazıt ve Yenicami gibi birçok büyük külliyenin kendilerine ait birer hamamı olduğu gibi, Mahmud Paşa, Murad Paşa ve Küçük Ayasofya gibi daha küçük yapı topluluklarının da hamamları vardı.

Hamam, külliye içinde iki işi birden görürdü: cemaatin temizlik ihtiyacını karşılar ve külliyenin giderleri için gelir sağlardı. Süleymaniye Külliyesi’nin hamamı bugün Dökmeciler Hamamı adıyla çalışır; veri setimizde 1550 tarihli, Kanuni Sultan Süleyman için Mimar Sinan’ın yaptığı yapı olarak kayıtlıdır.

Selçuklu vakıf hamamları

Vakıf hamamı geleneği Selçuklu döneminde de güçlüydü. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin verdiği örneklerin çoğu bir vakfa bağlıdır. Mardin’deki Savurkapısı Hamamı Sitti Radviyye Medresesi’nin, Kayseri’deki Kölük Hamamı yakındaki cami ve medresenin, Kayseri’deki Sultan Hamamı ise Gevher Nesibe Hatun Dârüşşifası’nın vakfıdır.

Konya’daki Sâhib Ata çifte hamamı Sâhib Ata Külliyesi’nin, Kastamonu’daki Frenkşah Hamamı caminin, Tokat’taki hamam Vezir Pervâne’nin vakfıdır. Ansiklopedi, Anadolu’da vakıflara gelir sağlamak amacıyla yapılan bu çarşı hamamları dışında özel küçük hamamların da bugüne ulaştığını yazar. Dönemin hamamlarını Selçuklu hamamları rehberinde ayrıca anlattık.

Soyunmalık(camekân, şadırvan)Ilıklık(soğukluk)göbek taşıSıcaklıkSu haznesive külhangirişten içeriye: serinden sıcağa
Hamamın ekseni: girişten arkaya soyunmalık (camekân), ılıklık, sıcaklık; en arkada su haznesi ve külhan. Çizim: Hamam Vakti.

Rüstem Paşa’nın 32 hamamı

Vakıf sahiplerinin gelir için ne kadar uzak yerlerde hamam yaptırdığına dair en çarpıcı örnek Rüstem Paşa’dır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre serveti kadar yaptırdığı hayır binalarının çokluğuyla da ünlü Sadrazam Rüstem Paşa, otuz iki hamamın kurucusudur. Ansiklopedi, Rüstem Paşa’nın İstanbul’da hiç hamamı olmamasına karşılık Anadolu ve Rumeli’nin şehir ve kasabalarında çok sayıda hamamı bulunduğunu, bunlar arasında Bursa’da dört hamam olduğunu yazar.

Bu hamamlardan biri bugün de çalışır. Veri setimizde Bursa’daki Yeni Kaplıca Hamamı, 1552’de Sadrazam Rüstem Paşa’nın yaptırdığı bir yapı olarak kayıtlıdır; kaplıca suyu, kese, köpük, masaj ve aile hizmeti yazılıdır. Sapanca’daki Rüstem Paşa Hamamı ise ansiklopediye göre Mimar Sinan’ın yapısıdır ve erkekler kısmı yıldızvari, kadınlar kısmı kare sıcaklıklıdır.

Padişah ve hanım sultan hamamları

Padişahlar ve hanım sultanlar adına yapılmış hamamlar da vardır. Veri setimizde yaptıranı bir padişah ya da hanım sultan olarak kayıtlı çalışan hamamlardan bazıları:

HamamYerYaptıran (veri setine göre)Yıl
Galatasaray Hamamıİstanbul, BeyoğluSultan II. Bayezid1481
Dökmeciler Hamamıİstanbul, FatihKanuni Sultan Süleyman1550
Mihrimah Sultan Hamamıİstanbul, FatihMihrimah Sultan16. yüzyıl
Çemberlitaş Hamamıİstanbul, FatihNurbanu Sultan1584
Cağaloğlu Hamamıİstanbul, FatihSultan I. Mahmud1741
Çukurcuma Hamamıİstanbul, BeyoğluNakşidil Valide Sultan1831

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Cağaloğlu Hamamı, I. Mahmud’un Ayasofya’ya yaptığı ek binalara vakıf olarak yaptırılmıştır. Ansiklopedi, İstanbul içinde yapılan son hamamların bu yapı ile Amcazâde Hüseyin Paşa’nın kızı Ayşe Hatun’un babasının hayratına vakfettiği Ayşekadın Hamamı olduğunu da yazar.

Erken Osmanlı vakıfları

Erken Osmanlı döneminde de hamamlar vakıf olarak yapılırdı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Mudurnu’daki çifte hamam 1382’de Yıldırım Bayezid’in vakfı için yapılmıştır; Bolu’daki Orta Hamam da Yıldırım Bayezid vakfındandır. Bursa’da I. Murad vakfından Nalıncılar Hamamı ve 15. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’daki caminin vakfı olarak Bursa’da yapılan Dâvud Paşa Hamamı da bu gruptandır.

Bu hamamların ikisi bugün çalışır. Veri setimizde Yıldırım Beyazıt Hamamı Mudurnu’da 1382 tarihli bir çifte hamam, Orta Hamam ise Bolu’da 1388 tarihli ve erkekler bölümü olarak kayıtlıdır. Bergama’daki Küplü Hamam da ansiklopediye göre Hibetullah Çelebi vakfı olarak yapılmıştır.

Mihrimah Sultan Camii bahçesinden hamamın alçak kubbeleri
Mihrimah Sultan Hamamı, cami bahçesindenFotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0

Hamamın vakfiyesi: bir örnek

Vakfiyeler, hamamın tarihini ve amacını birlikte verir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Haliç kıyısında Ayakapı’nın üst tarafında Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi, vakfiyesine göre 928 Zilhiccesinde (Kasım 1522) camisine vakıf olarak Müftü Hamamı denilen bir çifte hamam yaptırmıştır. Bu hamamdan bugün pek az iz kalmıştır.

Bir başka örnek Bursa’dadır: ansiklopediye göre Ramazan 863 (Temmuz 1459) tarihli vakfiyesi olan Başçı İbrâhim tek hamamı, aynı adlı caminin yanındadır. Vakfiye hem yapının tarihini hem de bağlı olduğu kurumu belgeler. Kitabe ve vakfiyenin tarih vermedeki rolünü hamam kitabeleri rehberinde anlattık.

Kiracı ve işletme

Vakıf hamamlarını kiracıların işlettiği de olurdu. TDV İslâm Ansiklopedisi bununla ilgili ilginç bir hikâye aktarır: İstanbul’da Macuncu semtinde Ebüssuûd Efendi’nin hamamının kiracısıyken buradan çıkarılan Halil Ağa, Şehremini’de bir mescidin yanında arsa satın alıp kendi hamamını yaptırmıştır. Adını bu inattan alan hamam “İnâdiye Hamamı” diye anılmış, ancak artık mevcut değildir.

Bugün de benzer bir düzen sürer. Türkiye’de vakıf malı tarihî yapıların yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ndedir ve bazı vakıf hamamları kiralama yoluyla işletilir. Hangi hamamın bu yolla işletildiği ve kira koşulları her yapıya göre değişir; biz burada bir sayı ya da genelleme vermiyoruz.

halvethalvethalvethalvetgöbektaşıeyvaneyvaneyvaneyvankurna
Dört eyvan şeması (A tipi): haç biçimli sıcaklık, köşelerde dört halvet, ortada göbek taşı. Çizim: Hamam Vakti.

Çok hamam, az su

Vakıf hamamlarının çoğalması bir sorun da doğurdu. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre hamam sayısı özellikle şehirlerde hızla artınca büyük ölçüde su harcanmasına ve inanılmaz miktarda odun tüketilmesine yol açmış, bu da halkı susuzluk ve yakacak sıkıntısına sokmuştur. Bu yüzden daha 18. yüzyılda hamam sayısının artışını önlemeye yönelik tedbirler alınmıştır.

Ansiklopediye göre Rebîülevvel 1182’de (Temmuz 1768) III. Mustafa’nın Hassa mimarbaşısına gönderdiği fermanda, İstanbul, Üsküdar, Galata, Eyüp ve Boğaziçi’ndeki hamamların yeterli olduğu halde bazı kişilerin kendilerine gelir sağlamak için çarşı hamamı yaptırdığı, bunun sıcak zamanlarda suyun azalmasına yol açtığı belirtilmiş ve yeni hamam yapımına engel olunması istenmiştir. Kendi evlerinde hamam yaptırmak ve mevcut olanları onarmak ise serbest bırakılmıştır.

Vakfın dışında: konak hamamları

Her hamam vakıf değildi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Osmanlı döneminde umumi hamamların dışında büyük konaklarda, âyan saraylarında ve varlıklı kişilerin evlerinin yanında küçük ölçüde özel hamamlar da yapılmıştır. Küçük yerleşim yerlerinde ve köylerdeki evlerde ise gusülhane denen yıkanma yerleri bulunurdu.

Bu özel hamamlar gelir getirmek için değil, sahiplerinin kullanımı için yapılırdı. Ansiklopediye göre 1768 fermanı da yeni çarşı hamamlarını yasaklarken, hamama ihtiyacı olan devlet adamlarının ve diğer kişilerin kendi evlerinde hamam yaptırmalarına izin vermiştir. Yani yasak, gelir amaçlı çarşı hamamlarını hedef alıyordu.

Gelir bitince hamam da biter

Vakıf düzeninin karanlık yüzü de vardır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre hamamlar gelir getirdikleri sürece kullanılmış, gelir sağlama özellikleri zayıfladıkça ortadan kaldırılmıştır. Ansiklopedi, Osmanlı mimarisinin en zengin alanlarından biri olan hamamların birçoğunun bu sebeple ortadan kalktığını yazar.

Yakın dönemde de aynı süreç yaşanmıştır. Ansiklopediye göre modern hayatta umumi hamamlara eskisi kadar rağbet edilmemesi, sosyal hayatın değişmesi ve gittikçe yükselen yakıt ve su masrafları karşısında hamamın kârlı bir işletme olmaktan çıkması, hamamların kapanmasına yol açmıştır. Süleymaniye semtinde Ayşe Hatun’un babasının külliyesine gelir sağlamak için yaptırdığı hamam, kullanılmaz duruma getirildikten sonra parça parça yok edilen yapılara örnek gösterilir.

Mihrimah Sultan Hamamı’nın moloz taş duvarı ve kadınlar bölümü girişi
Mihrimah Sultan Hamamı, kadınlar bölümüFotoğraf: Sadrettin · CC BY-SA 4.0

Bugün vakıf hamamına gitmek

Bu rehberde andığımız çalışan hamamların çoğu, TDV İslâm Ansiklopedisi’nin anlattığı vakıf düzeninin içinde doğmuştur. Ziyaret ettiğiniz hamamın sayfasında yaptıranı ve yapım tarihini görebilir, bağlı olduğu cami ya da külliyeyi de yakınlarda arayabilirsiniz.

Veri setimizde yaptıranı kayıtlı çalışan hamamlardan biri de Çemberlitaş Hamamı’dır: kaynağa göre 1584’te Nurbanu Sultan için Mimar Sinan tarafından yapılmış bir çifte hamamdır. Mimar Sinan’ın vakıf hamamlarını Mimar Sinan hamamları rehberinde ayrıca topladık.

Sık sorulan sorular

Vakıf hamamı ne demek?

Bir caminin, medresenin ya da başka bir hayır kurumunun giderlerini karşılamak için gelir getirsin diye vakfedilmiş hamamdır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Osmanlı’da çok sayıda hamam yapılmasının iki sebebinden biri budur.

Akar ne demek?

TDK akarı “kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk; akaret” diye tanımlar. Vakıf hamamları, vakfın bu tür gelir getiren mülkleri arasındaydı.

Rüstem Paşa kaç hamam yaptırdı?

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Sadrazam Rüstem Paşa otuz iki hamamın kurucusudur; bunların hiçbiri İstanbul’da değil, Anadolu ve Rumeli’nin çeşitli şehir ve kasabalarındadır.

Vakıf hamamları neden yıkıldı?

Ansiklopediye göre hamamlar gelir getirdikleri sürece kullanılmış, gelir sağlama özellikleri zayıfladıkça ortadan kaldırılmıştır. Yakıt ve su masraflarının artması ve sosyal hayatın değişmesi de kapanmalarına yol açmıştır.

Kaynaklar

  1. islamansiklopedisi.org.tr islamansiklopedisi.org.tr/hamam
  2. sozluk.gov.tr sozluk.gov.tr/gts?ara=akar
  3. sozluk.gov.tr sozluk.gov.tr/gts?ara=vak%C4%B1f
  4. sozluk.gov.tr sozluk.gov.tr/gts?ara=vak%C4%B1fname
  5. sozluk.gov.tr sozluk.gov.tr/gts?ara=k%C3%BClliye

Hamam Vakti Editörlüğü — Rehberler kamuya açık resmî kaynaklara, hamamların kendi duyurularına ve ansiklopedik kaynaklara dayanır; bilgi hatası için bize yazın. Yöntemimiz: metodoloji.